Rusya Ukrayna Savaşı’nın Anatomisi

NATO Yayılmacılığı, ABD Çıkarları ve Avrupa’nın Gönüllü Körlüğü

Rusya–Ukrayna savaşı, Batı medyasının anlattığı gibi “özgürlük mücadelesi” ya da “demokrasi savaşı” değildir. Bu savaş, ABD’nin NATO aracılığıyla yürüttüğü jeopolitik yayılmacılığın, Avrupa’yı ekonomik ve askeri olarak kendine daha fazla bağımlı hale getirme planının ve Rusya’yı uzun vadede zayıflatma stratejisinin doğal sonucudur. Ukrayna ise bu oyunda bağımsız bir aktör değil, harcanabilir bir araçtır.

Bu savaşın arka planını anlamak için propaganda perdesini aralamak, medya anlatılarının dışına çıkmak ve şu basit soruyu sormak gerekir:
Bu savaştan kim kazanıyor?

Kazanan Ukrayna değildir. Kazanan Avrupa halkları hiç değildir. Kazanan nettir: ABD.

Medya Ürünü Bir Figür: Zelenski’nin Parlatılması

Ukrayna medyası ve Batı destekli uluslararası medya, Volodimir Zelenski’yi bir devlet adamı değil, adeta bir PR ürünü olarak inşa etmiştir. Siyaset geçmişi olmayan, diplomasi tecrübesi bulunmayan, ülkesini savaşın eşiğine getiren bu figür; medya tarafından bilinçli şekilde “kahraman”, “direniş sembolü” ve “modern lider” olarak sunulmuştur.

Gerçekte ise Zelenski, ciddi bir jeopolitik krizi yönetebilecek kapasiteden yoksun, kameralar önünde rol yapmayı devlet yönetmeye tercih eden bir figürdür. Bu nedenle ona lider değil, sahne performansı sergileyen bir soytarı demek abartı değildir. Medya, Ukrayna halkına gerçekleri anlatmak yerine, duygusal manipülasyonla bu figürü parlatmış ve eleştiriyi sistematik olarak bastırmıştır.

Halkın Yanılsaması: Gerçek Lider Yerine Bir Gösteri Figürü

Ukrayna halkı, tarihinin en kritik dönemlerinden birinde, deneyimli ve denge kurabilen bir lider yerine popüler kültürden çıkma bir karakteri tercih etmiştir. Bu tercih, demokratik bir hak olabilir; ancak sonuçları ağır olmuştur.

Devlet yönetimi, şovmenlik değildir. Diplomasi, sahnede alkış toplamakla yürütülmez. Zelenski, ülkesini büyük güçler arasında dengelemek yerine, Ukrayna’yı ABD’nin ileri karakolu haline getirmeyi kabul etmiş; bunun bedelini de Ukrayna halkı kanıyla ödemiştir.

Gerçek liderler savaşları kışkırtmaz, önler. Zelenski ise krizleri yönetmek yerine büyütmüş, her adımda ülkesini daha derin bir felakete sürüklemiştir.

NATO’nun Yalanları: Verilen Sözler, Çiğnenen Taahhütler

NATO’nun Rusya’ya verdiği en temel sözlerden biri, Soğuk Savaş sonrası dönemde doğuya doğru genişlemeyeceği vaadiydi. Bu söz, defalarca çiğnendi. Doğu Avrupa ülkeleri NATO’ya dahil edildi, askeri altyapı Rusya sınırlarına kadar dayandı.

Ukrayna ise bu zincirin son halkası olarak planlandı. ABD’nin amacı, Ukrayna’ya fiili ya da örtülü askeri üsler kurmak, füze sistemlerini Rusya’nın burnunun dibine yerleştirmekti. Hiçbir büyük güç, kendi sınırlarında böyle bir tehdit karşısında sessiz kalmaz.

Ancak Batı medyası bu gerçeği bilinçli olarak gizledi. Rusya’nın tepkisi “nedensiz saldırganlık” olarak sunuldu. Oysa ortada yıllarca biriken, bilinçli şekilde tırmandırılan bir kuşatma politikası vardı.

ABD’nin Çifte Kazancı: Korku Satarak Silah ve Enerji Pazarlamak

Bu savaşın ABD’ye sağladığı kazançlar göz ardı edilemeyecek kadar açıktır. ABD, Rusya tehdidini büyüterek Avrupa’yı korkutmuş; bu korku üzerinden milyarlarca dolarlık silah satışları gerçekleştirmiştir. Aynı zamanda Avrupa’yı Rus enerji kaynaklarından kopararak, kendi pahalı LNG’sine mahkûm etmiştir.

Avrupa halkları daha pahalı enerji faturaları öderken, ABD enerji şirketleri rekor kârlar açıklamıştır. Avrupa sanayisi zayıflarken, ABD ekonomisi güçlenmiştir. Bu bir tesadüf değil, planlı bir sonuçtur.

ABD, Rusya’yı “tehdit” olarak pazarlamış; bu tehdidi de bizzat kendi politikalarıyla büyütmüştür.

Ukrayna: Bir Ülke Değil, Bir Araç

Ukrayna, bu savaşta özne değil, nesnedir. ABD’nin Avrupa’yı sömürme ve Rusya’yı yıpratma stratejisinin sahnesidir. Ukrayna toprakları savaş alanına çevrilmiş, halkı cepheye sürülmüş, şehirleri yıkılmıştır.

ABD için Ukrayna’nın geleceği değil, Rusya’nın ne kadar zayıflatılacağı önemlidir. Bu nedenle savaşın uzaması, ABD açısından bir problem değil; aksine bir avantajdır.

Ukrayna’nın kayıpları Washington’daki karar vericiler için sadece istatistiktir.

Avrupa’nın Utanç Verici Rolü: Çözüm Yerine Kör Destek

Avrupalı liderler, diplomatik çözüm için masaya oturmak yerine, yolsuzluk iddialarıyla anılan Zelenski yönetimine sınırsız para ve silah göndermeyi tercih etmiştir. Bu, barışı değil savaşı körükleyen bir tutumdur.

Avrupa, kendi halklarının çıkarlarını değil, ABD’nin stratejik önceliklerini gözetmiştir. Milyarlarca euro silaha ayrılırken, Avrupa’da halklar ekonomik krizle boğuşmaktadır.

Bu liderler, tarih karşısında “barışı savunanlar” olarak değil, savaşı uzatanlar olarak anılacaktır.

Medya Korku Makinesi: “Rusya Tüm Avrupa’yı İlhak Edecek” Yalanı

Avrupa medyası, bilinçli şekilde şu algıyı pompalamaktadır:
“Ukrayna düşerse Rusya tüm Avrupa’yı işgal eder.”

Bu söylem, gerçekle değil korkuyla beslenen bir propagandadır. Rusya’nın Avrupa’yı ilhak edecek askeri, ekonomik ya da siyasi kapasitesi olmadığı gibi, böyle bir stratejik hedefi de yoktur. Ancak korku, silah satışlarını ve NATO’nun varlık gerekçesini canlı tutmak için gereklidir.

Medya bu yüzden gerçeği değil, korkuyu yaymaktadır.

Bu Savaş Kimin Savaşı?

Rusya–Ukrayna savaşı, Ukrayna halkının savaşı değildir. Bu savaş, ABD’nin NATO üzerinden yürüttüğü emperyal bir güç mücadelesidir. Avrupa bu oyunda figürandır. Ukrayna ise bedel ödeyen taraftır.

Gerçek barış, silah sevkiyatıyla değil; dürüst diplomasiyle gelir. Ancak bu barış, ABD’nin çıkarlarına hizmet etmediği için sürekli ertelenmektedir.

Bu savaş, modern dünyanın en büyük yalanlarından biriyle sürdürülmektedir: “Savaş, barış için yapılıyor.”